Tron Makale Kapak Dijital YasamSektörün öncü yayın mecralarından Dijital Yaşam Dergisi‘nin Mart 2016 Cabsat Özel Sayısında, Dijital Sinema ile ilgili makalemiz yayınlandı. Makalemizde; dijital dönüşümün izleyici cephesinden sinemadaki etkilerine, dijital projeksiyon cihazlarının sunduğu avantaj ve dezavantajlara, ayrıca bu değişimin 100 yılı aşkın sinema tarihinde sinema emekçileri açısından sonuçlarına değindik. Makalenin kısa bir özeti olarak şunları söyleyebiliriz;

Dijital projeksiyon, beyazperdede daha kararlı ve parlak bir görüntü demek. Peki ama son yıllarda analog görüntüden dijitale yapılan bu geçiş asırlık sinema tarihi için ne anlama geliyor?

Hemen hepimiz sinemaya gittiğimizde sadece filme odaklanır ve büyülü fenerin arkasında olup bitenleri pek düşünmeyiz. Fakat biz ne kadar dikkat etmesek bile perdenin arkasında dijital bir devrim yaşanmakta. İşin aslı bu devrim çok da yeni değil. 100 yıllık sinema tarihi 35 mm analog film makaraları üzerinden dönse de, 90’ların sonundan bu yana dijital projeksiyonlar da sinema salonlarında kullanılmakta.

Bu dönüşümün seyirciler kadar yapımcı firmaların da yüzünü güldürdüğünü söyleyebiliriz. Öncelikle analog film makaraları, başta lojistik ve depolama olmak üzere çok fazla zahmet ve maliyeti beraberinde getiriyor. Ayrıca analog filmler kimyasal yapıları gereği tutuşmaya son derece elverişli maddeler. Geçmişte Andrei Tarkovsky‘nin Stalker filminin kayıtlarının başına gelenleri usta yönetmenin hayranları hatırlıyor olsa gerek. Diğer tüm faktörleri göz önüne almasak bile analog film makaraları, Digital Cinema Packages (DCPs) adındaki dijital formattaki kayıt dosyaları kolajından çok daha maliyetli.

Dijital Yaşam Dergisinde Yayınlanan Makalemize Aşağıdaki Bağlantı Üzerinden de Erişebilirsiniz.

Dijital Yaşam Dergisi Tron Makalesi